Neler yeni
Webien'de artık kendinize ait bir e-ticaret sayfası oluşturarak ürün ve hizmetlerinizi buradan sunabilirsiniz.  TIKLAYIN
Webien.Net: Webmaster Forumu

Bilgi paylaşım, Tanıtım ve E-Ticaret İçin şimdi aramıza katılın...

Her Girişimci ve Adayının İzlemesi Gereken 10 Film

1570000376182.png


Bazı filmleri izledikten sonra ilham alıyor veya farklı bir insana dönüşmüş gibi hissediyor musunuz?

Bir girişimci ve adayı olarak bu filmleri izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Çünkü yol haritanızı belirlemede size yardımcı olacaktır özellikle bu filmlerde çok ince mesajlar verilmektedir.

1. Silikon Vadisi’nin Korsanları (Pirates of Silicon Valley) – 1999
pirates-of-silicon-valley-original


“İyi sanatçılar kopyalar, harika sanatçılar çalar.” – Steve Jobs.
Bilgisayar ve internet dünyasında devrim yaratan insanların yaşam hikayeleri artık daha çok insanın ilgisini çekiyor. Bunlardan birisi de şüphesiz Steve Jobs. 2011 yılının Ekim ayında aramızdan ayrılan Steve Jobs hakkında çok sayıda kitap yazıldı, ancak onun yaşamını anlatan bir sinema filmi henüz yapılmadı diye düşünebilirsiniz. Ancak 1999 yapımı Pirates of Silicon Valley (Silikon Vadisi’nin Korsanları), hem Steve Jobs’ın hem de hayatının erken döneminde yollarının kesiştiği Bill Gates’in üniversite yıllarını ve şirketlerini kurup çıkışa geçtikleri zamanları anlatan bir biyografi filmidir.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


2. Sosyal Ağ (The Social Network) – 2010
The Social Network


“Çiftliklerde yaşadık, şehirlerde yaşadık, şimdi ise internet üzerinde yaşayacağız.” – Sean Parker.
Tüm dünyada olduğu kadar Türkiye’de de bir fenomene dönüşmüş, milyonların sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ve arkadaşlarının öyküsü.

Bir Ekim gecesi, yıl 2003. Mark Zuckerberg, sarhoş kafayla Harvard Üniversitesi’nin sistemine sızar. Kız arkadaşı tarafından terk edilmiştir ve bunun acısını çıkarmak için kampüsteki tüm kızların bilgisini bir veritabanında birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu seçilebilmektedir. Mark sayfanın adına Facemash adını verir. Sitenin başarısı hızla yayılır fakat Mark’ın kadınlara olan nefreti ve bu yolda gizlilik kurallarını ihlal etmiş olması Harvard Üniversitesi’nin de tepkisi çeker. Bu durum sitenin evrilerek Facebook’a dönüşmesine olanak sağlar. Öncelikle yalnızca Harvard’da kullanılan Facebook, daha sonra diğer üniversitelerde de açılır ve Ivy League’den Silikon Vadisi’ne tüm dünyada yayılmaya başlar. Sosyal medya denince günümüzde akla gelen ilk uygulamalardan olan Facebook’un arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı ve eksiler Mark Zuckerberg’in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.


Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


3. Kazan Dairesi (Boiler Room) – 2000
boiler-room-large-picture


Başarısız bir öğrencinin bir borsa şirketindeki hızlı yükselişini anlatan ilginç bir yapım.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


4. Umudunu Kaybetme (The Pursuit of Happyness) – 2006
pursuit-of-happyness5


“Hiç kimsenin sana yapamazsın demesine izin verme. Benim bile. Bir hayalin varsa onu korumalısın. İnsanlar kendileri yapamadıkları için sana senin de yapamayacağını söylerler. Eğer bir şey istiyorsan, git ve onu al. Nokta. Tamam mı?” – Chris Gardner
İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. Ancak ne yazık ki eşi sıkıntılara daha fazla katlanamayacağına karar vererek onu terk eder. Christopher adındaki oğulları da babasının yanında kalır. Karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar baba ve oğulu. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde ve düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Ve sevgiye eklenen bir var olma savaşı hiç şüphesiz, vakti geldiğinde en mükemmel kapıları açacaktır.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


5. Zeka Pırıltısı (Flash of Genius) – 2008
flash of genious


“Adelet adını verdiğimiz o küçük şeye ne oldu?” – Bob Kearns
Little Miss Sunshine’daki performansından da hatırlayacağınız Oscar adayı oyuncu Greg Kinnear, Amerika’nın en güçlü kurumlarından olan Detroit Otomotiv Sektörü’ne kafa tutan Robert Kearnes’ın gerçek hikayesini ekranlara getiriyor.

Kearnes ailesi ‘Amerikan Rüyası’nı yaşayan mutlu bir ailedir. Robert, bir üniversite hocasıdır ve çok sevdiği eşi Phyliss öğretmendir. Altı çocuğuyla meşgul ama mutlu bir hayat sürmektedirler. Boş zamanlarında mucitlikle uğraşan Robert, bir gün dünyanın her yerinde kullanılacak olan bir cihaz keşfeder: “cam sileceği”. Ancak Detroit otomotiv sektörü bu icatı beğense de icat eden adamı düşünmeden köşeye atar. Robert Kearnes ise başarılı olacağını kimsenin ummadığı bir mücadeleye başlar: Detroit’teki otomotiv devlerinden her ne pahasına olursa olsun hakkını alacaktır…

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


6. Para Avcısı (The Wolf of Wall Street) – 2013
The Wolf Of Wall Street


“Benim ölmeye cesaretim var. Bilmek istediğim ise senin ölmeye cesaretin var mı?” – Jordan Belfort
Jordan Belfort, 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatan Belfort, kısa zamanda bir para makinesine ve aynı zamanda bir harcama makinesine dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken, çöküş ise çok uzakta değildir.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


7. Ofis Çılgınlığı (Office Space) – 1999
office_space_peter


Peter Gibbons orta yaş krizine biraz erken dalmış, işi ve çalıştığı şirket için kendini heba eden bir bilgisayar programcısıdır. Fakat bu dayanılmaz ve beynini uyuşturan bitmek tükenmek bilmeyen rutinden artık çok sıkılmış ve bunalmıştır. Özel hayatı da doğrusunu isterseniz pek parlak değildir. Bir kız arkadaşı vardır elbette ama aldatıldığından da emindir.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


8. Limit Yok (Limitless) – 2011
limitless


“Dünyada bir iz bırakmaya çok yaklaşmıştım. Ve şimdi iz bırakabileceğim tek yer kaldırımlar.” – Eddie Morra
Yazar Alan Glynn’in çok satan ilk romanından uyarlanan filmin yönetmenliği, daha önce 2006 tarihli ‘Sihirbaz (The Illusionist)’ filmiyle tanıdığımız Neil Burger’a ait. Tüm filmlerinin senaryosunda da parmağı olan yönetmenin ilk defa sadece yönetmenliğiyle öne çıktığı filmin konusu şöyle:

Yaşamı pek de parlak olmayan Eddie, New York’ta düzensiz bir hayat yaşayan ve pek de başarılı sayılmayacak bir yazardır. Kız arkadaşından ayrıldığı bir gün yolda eski bir arkadaşıyla tanışan Eddie’nin hayatı tamamen değişecektir. Eski arkadaşından aldığı bir hap, Eddie’nin beyninin tam kapasite çalışmasını sağlıyordur. Bu ilaç sayesinde eski dünyası değişen, hayata farklı bir gözle bakmaya başlayan Eddie paraya, çekiciliğe ve yüksek bir zekaya sahip olur. Ama aradan çok zaman geçmeden bu yüksek gücün yan etkilerinin ortaya çıkması gecikmez.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


9. Genç Çıraklar (The Internship) – 2013
Wall Street (1987


Billy ve Nick bir şirketin pazarlama departmanında çalışan ve dijital dünyanın yeniliklerine ayak uydurmakta zorlanan iki pazarlama elemanıdır. Nihayetinde beklenen olur ve işlerinden kovulurlar. İşsizlik sorunuyla baş etmeye çalışan ikili, bir plan yaparak medya devi Google’ın stajyerlik pozisyonlarına başvuruda bulunurlar. Mülakata ve eğitim programına yoğun bir başvuru olmaktadır ve başvuruda bulunanların küçük bir kısmı -sadece bu konuda çok zeki olanlar- kabul edilmektedir. Başvuruda bulunanlarla karşı karşıya gelen ikili, eğitim programındaki herkesin yarı yaşlarındaki gençler olduğunu ve hepsinin alanında uzman olduğunu fark eder. Kendi farklarını ve tecrübelerini kanıtlamaya çalışırlar ve kıyasıya bir rekabet başlar. Dahası Billy ve Nick bu süreçte birbirleriyle de rekabet etmek zorunda kalır.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.


10. Stajyer (The Intern) – 2015
godfather-111


Başarılı bir şirketin sahibi olan Jules Ostin, çalışanlarından birinin tavsiyesiyle yeni bir stajyer programı başlatır. Biraz yaşını almış insanlara yönelik olan bu deneysel programa ilk başlayan kişi ise 70 yaşındaki Ben Whittaker olur. Şirketin genç kadrosunun yaş ortalamasını bir hayli yükselten Whittaker ile yanında çalıştığı Ostin arasında zamanla iş ilişkisi sağlam bir dostluğa dönüşecektir. Yönetmen koltuğunda Nancy Meyers’ın oturduğu komedi filminin başrollerini ise Anne Hathaway ile Robert De Niro paylaşıyor.

Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.




Film açıklamaları
Değerli ziyaretçimiz lütfen, içeriği görüntüleyebilmek için Giriş yap veya Kayıt ol anlayışınız için teşekkürler.
tarafından sağlanmıştır.
 
Son düzenleme:
Zeki Aygün
Konuyu başlatan Benzer Konular Forum Cevaplar Date
T Web Site Tanıtım 0
Üst